Kayıtlar

Ölümü Hatırladım

Resim
Hayat dediğimiz şey sürprizlerle dolu.  Bugün derin bir deneyim yaşadım… ezberlere ve rutinlere dayalı hayatımın ne kadar hızlı ve beklenmedik bir şekilde bedenimden çekilebileceğini hissettim. Son zamanlarda ölüm konusunu sıkça düşünür olmuştum. Ben ölürsem ne olur, neden yaşama dikkatle tutunmalıyım, gibisinden felsefi sorular. Trump'ın mucizevi şekilde ölümden dönmesi tuz biber olmuştu. Bunu dışardan empati kurarak hissetmeye çalıştım. Bugün olan ise içeriden, otantik bir deneyim sahibi yaptı beni. Bu sıcak yaz gününde, rutin bir şekilde spor salonuna adım atmak üzereydim ki, ayağımda bir acı. Refleks olarak elimi götürdüm. Sonra baktım ki bir bal arısı, düşmüş yere kıvranıyor. Nereden geldin, ne zaman geldin be arı? İğnesi ise içimde kalmış. Çömeldim, çıkardım. İçeri girdim. Spor hocalarından yardım istedim. Acı kuvvetli olduğu için buz torbası koyduk, hafif bir pansuman filan. Soruyorlar bana “nasıl hissediyorsun” diye. İyiyim diyorum bir şey yok. Konuyu değiştirip spor progra...

6 Şubat Resmi Yas Günü Olsun

Resim
6 Şubat çok sevdiğim Bob Marley’in doğum günü olduğu için sembolik kutlardım bu günü. Dün sevgilimle konuşurken bu konuyu açtım. Gelecek yıl 6 Şubat’da bunu hatırlamak istiyorum, dedim. “Bence kutlarsın” dedi. “Kimse anmayacak depremin yıldönümünü, zaman içinde unutulacak gidecek”.  “Keşke böyle olmasa” dedim. Sonra şunu farkettim. Biz bir ders alacaksak bu günü tarihe yazmalıyız. Taşa kazımalıyız. 6 Şubat depremini RESMİ bir yas günü olarak ilan edip her yıl ulus olarak anmalıyız. 10 Kasım kadar önemli bir gün olmalı. 40 bin vatandaşımızı kaybettiğimiz bir günü hiç unutmamalıyız. Daha önemlisi, deprem kuşağında yaşayan bir ülke olarak, depreme hazırlığı kültürümüzün bir parçası haline getirmek için her yıl anmalıyız bu günü. 10 yıl, 20 yıl sonra çocuklar sormalı.  “Bugün ne oldu baba?” “Deprem oldu, kızım.” “Deprem nedir anne?” İşte orada anlatmaya başlamalıyız, temel eğitimde verilen jeoloji bilgilerimizi paylaşmalıyız. Kaç tür deprem vardır, deprem anında ne yapmalı, evleri...

Ölümü Hatırlamak

Resim
Bu yazıyı depremden önce yazmıştım… Ölümü Hatırlamak Acı olaylar, dün sabahki deprem gibi, her zaman kapıda bekliyor ve ansızın içeri girebiliyorlar. Başımıza gelecek olayları biz belirleyemiyoruz.  45 yaşıma giriyorum bugün.  35 yaşıma girerken şaire atıfla, yolun yarısı değil, çeyrek olur benimkisi demiştim, tevazüsuz. Yani hedef 140 idi.  Bugün bu hedefi 90’a indiriyorum.  Yani yolun yarısına geldik işte.  Neden mi?  Aslında ölüm ile barışıyorum son zamanlarda. Aynaya baktıkça, yaşlanmanın izlerini gördükçe kabule geliyorum. 10 yıl, ya da 100 farketmez. Göcüp gideceğim bir gün.  “Bir masal nasılsa, hayat da öyledir; ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar iyi olduğudur, önemli olan”, demiş Stoik filozof Seneca.  Hiç bitmeyen planlar yaparken hayatı da kaçırıyor olabilir miyim? "Sen başka planlar yapmakla meşgulken başına gelendir, hayat” der John Lennon.  Herşeyin planlı olmaması bir özgürlük veriyor bana. Yaratıcı olma özgürlüğü. Hayallerimi...